Öznel Yargı, Nesnel Yargı Nedir? 4. Sınıf İçin Anlatım
Konya’nın sıcak yaz akşamlarında, okuldan eve dönerken aklımda sürekli bir soru vardı: “Öznel yargı, nesnel yargı nedir?” Bu konuyu bir şekilde anlamalıydım. Çünkü bu soruya 4. sınıfta karşılaşmıştım ama hala tam bir netlik kazanamamıştım. Bu yazıyı yazarken, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere olan ilgim devreye girdi. İşte bu yazı, bana hem analitik hem de insani bakış açılarımı kullanarak konuyu keşfetme fırsatı sunuyor. O zaman başlayalım. Hadi bakalım, öznel yargı ve nesnel yargıyı anlamaya ne dersiniz?
Öznel Yargı: Kişisel Duygular ve Görüşler
İçimdeki mühendis hemen şunu diyor: “Öznel yargı, bir kişinin kendi düşünce ve duygularını içerir. Yani tamamen bireyseldir ve herkesin farklı olabilir.” Mantıklı değil mi? Bu yargılar, kişisel gözlemler ve tercihlerle şekillenir. Örneğin, “Bugün hava çok güzel” demek bir öznel yargıdır. Havanın güzelliği, kişi için önemli olan faktörlere, ruh haline ya da içinde bulunduğu duruma göre değişir. Bir kişi için güzel olan hava, bir başkası için hiç de hoş olmayabilir. Mesela ben, Konya’da bazen yazın çok sıcak olan günleri hiç sevmem. Ama bazı insanlar, sıcak havayı severler. Bu da öznel bir yargıdır.
İçimdeki insan tarafı da buna şöyle hissediyor: “Bunun güzel olmasının bir başka yönü de duygusal olması. Öznel yargılar insanın kendisini ifade etme biçimidir.” Ne güzel değil mi? Öznel yargılar, her bireyin farklı bakış açısını yansıttığı için duygusal bir derinlik taşıyor. Aslında, bazen insanların neden farklı görüşlere sahip olduğunu da anlamamıza yardımcı olur. Herkesin dünyayı algılayış biçimi farklıdır, ve bu farklar öznel yargıları doğurur.
Öznel Yargılara Bir Örnek: Sanat
Sanat, öznel yargıların en iyi örneklerinden biridir. Bir tabloya bakmak, bir müzik parçasını dinlemek ya da bir film izlemek… Herkes bu sanat eserlerine farklı bir anlam yükler. Benim için bazı tablolar çok etkileyici olabilir, ancak bir başkası onları “sıkıcı” ya da “anlamsız” bulabilir. Çünkü herkesin sanatla ilgili farklı zevkleri, duyguları ve geçmiş deneyimleri vardır. İşte bu da öznel yargıların gücüdür. Herkesin kişisel algısı, farklı bir dünyanın kapılarını aralar.
Nesnel Yargı: Gerçekler ve Kesinlik
Şimdi ise nesnel yargıya bakalım. İçimdeki mühendis hemen devreye giriyor: “Nesnel yargı, herkesin kabul edebileceği, doğruluğu değişmeyen yargılardır. Yani, gözlemler, ölçümler ve somut gerçeklerle alakalıdır.” Bu tür yargılar kişisel düşüncelerden bağımsızdır ve çoğu zaman kanıtlarla desteklenebilir. Mesela, “Su 100 derecede kaynar” demek bir nesnel yargıdır. Çünkü bu, herhangi birinin gözlemiyle değişmez ve herkesin doğruluğunu kabul edeceği bir gerçekliktir. Örnekleri artırmak gerekirse, “Güneş doğudan doğar” da nesnel bir yargıdır. Bu, bilimsel bir gerçektir ve herkes tarafından aynı şekilde kabul edilir.
İçimdeki insan da bunun insani yanını düşünüyor: “Nesnel yargılar, insanların arasında ortak bir anlayış oluşturur. Ortada kesin bir bilgi vardır ve insanlar bu bilgiye güvenebilirler.” Örneğin, bilimsel veriler, nesnel yargılar üzerinden şekillenir. Bu, toplumsal hayatımızda da çok önemlidir. Çünkü nesnel yargılar, doğru kararlar almamıza ve ortak bir dil oluşturabilmemize olanak tanır. İnsanlar, farklı yerlerden gelip farklı bakış açılarına sahip olsa da nesnel yargılar, onları birleştirir.
Nesnel Yargılara Bir Örnek: Fiziksel Gerçekler
Birçok bilimsel keşif, nesnel yargılar üzerinden yapılır. Mesela, “Yer yüzeyinin altında bir çekirdek vardır.” Bu, somut verilere dayalı bir yargıdır ve her bilim insanı bunu kabul eder. Yani, burada kişisel yorum ya da duygular yoktur. Bunu herkes doğru kabul eder, çünkü fiziksel ve ölçülebilir bir gerçektir. Nesnel yargıların özellikle bilimde nasıl önemli olduğunu her zaman gözlemleyebiliriz. Buradaki kesinlik, insanları ortak bir anlayışa götürür ve farklı görüşlerden bağımsız olarak doğruyu ortaya koyar.
Öznel ve Nesnel Yargıları Hayatımıza Uygulamak
Şimdi aklımda başka bir soru belirdi: “Peki, öznel ve nesnel yargıları hayatımızda nasıl ayırt ederiz? Hangi durumlarda öznel, hangi durumlarda nesnel yaklaşım daha faydalıdır?” İçimdeki mühendis hemen bunu sorgulamaya başlıyor. “Düşünsel analiz gerektiren bir durumda, nesnel yargı her zaman daha faydalıdır. Ama duygusal bir ifade ya da bir sanat değerlendirmesi yaparken, öznel yargılar çok daha önemlidir.” Mesela, bir arkadaşımın aldığı bir karar hakkında yorum yaparken, duygusal bir bakış açısı sergileyebilirim. Ama şirketim için bir mali rapor hazırlarken, nesnel verilere dayanmak zorundayım. İşte bu dengeyi kurmak, hem mühendislik hem de sosyal bilimler açısından çok önemli.
İçimdeki insan da bunu daha insani bir açıdan değerlendiriyor: “Öznel yargılar, insanın dünyayı nasıl hissettiğini ve algıladığını gösterir. Yani, bazen insanlar birbirlerini anlamaya çalışırken, öznel yargılara da dikkat etmelidir. Ama nesnel yargılar, daha sağlam ve güvenilir bir temel sunar. İkisini de birleştirmek gerek.” Gerçekten de hayat bazen bu iki yargı arasında denge kurmakla ilgili. Hem duygusal hem de mantıklı düşünmek, insanın daha sağlıklı kararlar almasına yardımcı olabilir.
Sonuç: Öznel Yargı ve Nesnel Yargıyı Anlamak
Sonuçta, öznel yargılar, kişisel deneyimler ve duygularla şekillenirken, nesnel yargılar herkes tarafından doğruluğu kabul edilen gerçeklere dayanır. Bu farkı anlamak, hem günlük hayatta hem de daha profesyonel ortamlarda bize büyük avantaj sağlar. Öznel yargılarla insanları daha iyi anlayabilirken, nesnel yargılarla daha güvenli ve sağlam kararlar alabiliriz. İşte hayatın bu iki yönü, bizi birbirinden farklı, ama bir şekilde tamamlayan varlıklar yapıyor. Sonuçta, her iki bakış açısını da bir arada kullanmak, her zaman daha dengeli bir düşünme şekli sunar.