En iyi internet hangi ülkede? (Ve İzmir’de Wi-Fi’ye bakıp hayata sorgu attığım o anlar)
İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu söyleyebilirim: İnternet hızını ölçmek bazen teknik bir test değil, direkt psikolojik dayanıklılık sınavı. Çünkü “En iyi internet hangi ülkede?” sorusu kağıt üstünde bir istatistik gibi duruyor ama pratikte… Netflix açarken hayat kararlarını sorgulama sebebi.
Geçen gün evde oturuyorum, hava sıcak, vantilatör “uçak kalkışı” modunda çalışıyor. Video açacağım. Play’e bastım. Döndü… döndü… döndü…
İç ses:
“Bu video mu açılacak yoksa ben mi yaşlanacağım?”
O an fark ettim ki internet hızı sadece megabit değil; sabır, kader ve biraz da sinir testi.
Dünyada internet hızları: Kim birinci, kim “buffering” kurbanı?
Genel verilere bakınca bazı ülkeler internet konusunda resmen ayrı bir ligde oynuyor. Özellikle Güney Kore ve Singapur gibi ülkeler yıllardır “en hızlı internet” listelerinde zirveyi bırakmıyor. Onları Japonya, İsviçre, Danimarka gibi ülkeler takip ediyor.
Ama işin komik kısmı şu: Bu ülkelerde insanlar internet hızını konuşurken biz hâlâ “modemi kapatıp açtın mı?” evresindeyiz.
Bir arkadaşım geçen şöyle dedi:
“Abi Güney Kore’de 4K video açmak için bekleyen yoktur herhalde.”
Ben de dedim ki:
“Bizde 144p açılıyor ama yine de donuyor, o ayrı konu.”
İşte bu yüzden “En iyi internet hangi ülkede?” sorusu sadece teknik değil, aynı zamanda yaşam tarzı sorusu.
Güney Kore: İnternetin Usain Bolt’u
Güney Kore denince internet hızları genelde ilk akla gelen şeylerden biri. Fiber altyapı yaygın, bağlantılar stabil, gecikme süreleri düşük.
Orada biri oyun oynarken “lag var” diyorsa muhtemelen internet değil, oyuncunun refleksi sorunludur.
Ben bunu düşününce İzmir’deki oyun gecelerim aklıma geliyor. Arkadaşlarla online maç:
“Abi ben vurdum aslında!”
“Ekranda öyle görünmedi.”
“Benim ekranda baya vurdu ya!”
“Tamam kanka, internet karar versin.”
İnternetin hakem olduğu bir dünya düşün. Güney Kore’de bu hakem çok adil, bizde biraz… duygusal.
Singapur: İnternetin VIP salonu
Singapur’da internet hızları o kadar iyi ki insanlar indirme yaparken çay demleyip geri geliyor ve “daha inmemiş mi?” diye şaşırıyor olabilir.
Bizde ise durum şu:
Dosya indiriliyor: %3
Ben: “Bu arada bir hayat kurayım, dönerim.”
İzmir’de bir kafede Wi-Fi’ye bağlanınca hissedilen o umut var ya… İşte o umut Singapur’da gerçek oluyordur diye hayal ediyorum. Ama sonra iç sesim diyor ki:
“Sen önce şu kafedeki ‘Guest Wi-Fi 2’yi bul da konuş.”
İskandinav ülkeleri: Sakin, stabil, drama yok
İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde internet sadece hızlı değil, aynı zamanda stabil. Yani “bir hızlı bir yavaş” diye psikoloji bozan durumlar yok.
Bizde internet şöyle:
Sabah hızlı
Öğlen idare eder
Akşam: “Beni neden kullandın?”
İskandinav ülkelerinde internet muhtemelen böyle bir şey demiyordur. Orada internet bile zen yaşam tarzı benimsemiş olabilir.
İzmir’de internetle ilişki: Aşk mı, toksik ilişki mi?
İzmir’de internetle ilişkim biraz “ayrılıp barışan çiftler” gibi.
Bazen çok iyi:
YouTube açılır, video donmaz, Spotify şarkı değiştirirken bile düşünmez.
Bazen kötü:
Google bile “beni neden çağırdın?” der gibi davranır.
Geçen gün evdeyim. Annem seslendi:
“İnternet yok mu?”
“Var ama… ruhu yok.”
Bu cümleyi kurduğumda hayatımın nereye gittiğini sorguladım.
Modemle konuşmalar
Bunu sadece ben yapmıyorum biliyorum.
Modeme bakıp içinden konuşanlar kulübü:
“Bak güzel kardeşim… yine mi kırmızı ışık?”
“Dün iyiydik halbuki…”
“Reset atıyorum, toparlan kendine gel.”
Modem sanki duygusal bir varlık. Bazen çalışıyor, bazen trip atıyor. En kötü tarafı da ne zaman trip atacağını asla söylemiyor.
En iyi internet hangi ülkede? sorusunun asıl cevabı
Teknik olarak bakarsak Güney Kore, Singapur ve bazı Avrupa ülkeleri öne çıkıyor. Ama işin psikolojik tarafı var.
Çünkü “en iyi internet” sadece hız değil:
Donmayan video
Kopmayan görüşme
“Şimdi yüklendi” demeyen bir hayat
Ve en önemlisi: sabrını test etmeyen bağlantı
Ama dürüst olalım… Bizim burada yaşadığımız internet deneyimi biraz “sürpriz kutu” gibi.
Günlük hayat sahnesi: Zoom görüşmesi
Geçen gün bir online toplantıdayım.
Ben konuşuyorum:
“Bu projeyi şöyle geliştirebiliriz…”
Ekran donuyor.
Geri gelince:
Karşı taraf: “Sesin geldi ama görüntü yoktu.”
Ben:
“Ben de tam o sırada çok derin bir şey anlatıyordum…”
Gerçekte ise sadece internetin beni sansürlediği bir an yaşanmış.
İnternet hızı = sabır testi mi?
Bazen düşünüyorum, belki de internet hızları insanları seçiyor.
Hızlı internet ülkeleri: sabırlı ve rahat insanlar
Yavaş internet ülkeleri: çoklu evrende aynı anda yaşayan stresli bireyler
İzmir’de yaşarken internetle ilişkim bana şunu öğretti:
Bir sayfa açılıyorsa, o sayfa seni gerçekten istiyordur.
Kafe Wi-Fi gerçeği
İzmir’de kafeye gidip “burada çalışacağım” diyen herkes aynı kaderi paylaşır:
Wi-Fi’ye bağlanılır
Şifre girilir
“Connected” yazar
Ama hiçbir şey açılmaz
Garson sorar:
“İnternet iyi mi?”
Ben:
“Evet… teoride var.”
Biraz da iç hesaplaşma
Bazen düşünüyorum, belki de sorun internet değil.
Belki de ben çok şey bekliyorum.
Ama sonra 3 dakika yüklenmeyen bir video izleyince tüm felsefe çöker.
İç ses:
“Hayat kısa, internet daha da kısa.”
Sonuç yerine değil, bir düşünce molası
“En iyi internet hangi ülkede?” sorusunun cevabı teknik listelerde Güney Kore olabilir, Singapur olabilir, İsviçre olabilir. Ama gerçek hayatta internetin “en iyi” olduğu yer, seni sinir krizine sokmadan işini halledebilen yerdir.
Ve şu an İzmir’de biri olarak söyleyebilirim ki… bazen en iyi internet, sadece “çalışan internet”tir.
Şimdi müsaade, video açılmış gibi görünüyor… ama %87’de kalmış durumda.
Bugün “En iyi internet hangi ülkede” üzerine güzel bir yolculuk yaptık. Kriptohabercisi ile daha fazla içerik için takipte kalın!