Tez Yazı Tipi Ne Olmalı? Bir Kaygı, Bir Heyecan…
Tezimi yazarken, o ilk sayfayı açıp “Başlıyorum!” dediğim anı hatırlıyorum. O kadar büyük bir heyecan vardı ki, sanki dünyayı değiştirecekmişim gibi hissettim. Fakat kısa bir süre sonra, o heyecanın altında çok başka bir his belirdi: Kaygı… Özellikle yazı tipini seçme konusu… Küçük, ama bir o kadar önemli, bir detayı düşünmek bile içimi burkuyordu. “Tez yazı tipi ne olmalı?” diye sormaya başladım, ama hemen cevabını bulmak o kadar kolay değildi.
İlk Şok: Her Şey Ne Kadar Önemli Olabilir?
Kayseri’de, küçük bir kafede, laptopımın başına oturduğumda, ilk işim tezimin başlığını yazmak oldu. Ancak birden, bilgisayar ekranında gördüğüm bu basit yazı tipi beni donakalmıştı. “Bu yazı tipi çok mu küçüktü? Çok mu büyüktü? Uygun muydu?” diye düşünmeye başladım. Tez yazarken bile, sanki her şey mükemmel olmalıymış gibi hissediyordum. İçimdeki kaygı, her şeyi doğru yapma isteği o kadar büyüdü ki, bir sayfa yazmaya başlamadan önce yazı tipini seçmek bile, bana bir yük gibi geldi.
Öğrenciyken, çoğu zaman kafamda uçarcasına geçirdiğim bu tür detaylar, işin içine girince ne kadar önemli olabiliyor! Hangi yazı tipini seçsem, hangi fontla çalışsam, beni öğretim üyelerimin gözünde yeterli yapar mı? Acaba çok sıradan mı olur? Ya da bu kadar büyük harfler yazınca akademik bir ciddiyet taşır mı? İlk başta düşünmek bile istemediğim bir konu, beni o kadar sarstı ki.
Kaygı ve Çözüm Arayışı
İçimdeki kaygıyı biraz olsun azaltmak için interneti karıştırmaya başladım. Bir yandan her yazı tipinin ne kadar önemli olduğunu ve akademik standartları okumaya çalışırken, diğer yandan “Bu kadar üzerine mi düşünülür?” diyerek biraz güldüm. Aslında, yazı tipi, tezin genel görünümü, okunabilirliği, okuyanların rahatlıkla takip edebilmesi için önemliydi. Ama ben hâlâ duygusal olarak fazlasıyla tedirgindim. Yazı tipi, başımın belası olmuştu.
Ve sonra, o yazı tipiyle ilgili önerileri okumaya başladım. Times New Roman, bu işin her zaman favorisiymiş. En klasik seçim, en güvenli olanı. Ama bir yanda da Arial vardı… Hafif, modern, basit bir yazı tipi. Hangisinin daha uygun olacağına karar veremedim. Kendimi iki uçta kalmış gibi hissettim. İçimdeki mühendis bir seçim yapma konusunda ne kadar analitik ve netse, içimdeki insan, bu kadar basit bir şeyin bile bana duygusal bir yük gibi gelmesini hala anlamlandırmaya çalışıyordu.
Umut ve İleriye Dönük Bakış
Günler geçtikçe, bu küçük detayların aslında ne kadar önemli olduğunu fark etmeye başladım. Bu kaygım, bana aslında ne kadar derin düşündüğümü, ne kadar özverili bir şekilde tezimi yazmaya başladığımı gösteriyordu. Hangi yazı tipinin en doğru seçim olacağına karar verdikten sonra, bu küçük kararın ardından bir rahatlama geldi. Times New Roman mı, Arial mi? Sonunda, her iki yazı tipi arasında gidip gelmek yerine, daha fazla zaman kaybetmeden, kararımı verdim: “Times New Roman, 12 punto.”
Bir yazı tipi seçmek, her ne kadar küçük bir karar gibi görünse de, bu karar bana şunu hatırlattı: Hayatta bazen büyük meseleler kadar, küçük şeylere de dikkat etmemiz gerekiyor. Birçok şeyin ötesinde, insanın ne kadar titiz ve kaygılı olduğunu görmek, insanı biraz olsun rahatlatıyor. Başarılı bir tez yazmak, sadece içeriğiyle değil, aynı zamanda formatıyla da doğru orantılı.
Sonunda Teslim Etmek: İçimdeki Duygular
Tezimi teslim ettiğim günü hatırlıyorum. Artık yazı tipinin ne olduğunun önemi yoktu. Tüm o kaygılar, o küçük, basit meseleler, ne kadar uğraşsam da, bana sadece bu sürecin sonunda gerçek bir anlam kazandırmıştı. Yazı tipi ne olursa olsun, esas önemli olan içeriğin gücüydü. Bunu fark ettiğimde, içimdeki kaygılar ve sorular yavaşça kayboldu.
Belki de bir yazı tipi seçmek, bir tezi yazmanın en kolay kısmıydı. Ama o süreçte, her küçük adımda kaygılarımla yüzleşmek, sonunda rahatlamamı sağladı. Şimdi, o kaygılarla geçirdiğim günleri hatırlayarak, tesadüflerin ve küçük seçimlerin aslında bana ne kadar çok şey öğrettiğini fark ediyorum.
Sonuçta Ne Öğrendim?
Tez yazarken, yazı tipi seçmek gibi basit gibi görünen bir şeyin bile ne kadar duygusal bir yük getirebileceğini anladım. Her şeyin mükemmel olmasını istemek, bazen işin doğasında olan bir şeydir. Ama bir tezi yazarken, bazen bırakmak ve basitçe yoluna gitmek de önemli. Sonuçta, tez yazı tipi ne olursa olsun, bu süreç aslında insanın kendi içindeki kararsızlıkları, kaygıları ve en sonunda kabul etmesi gereken gerçekleri de ortaya çıkarıyor. Şimdi, o kaygıları geride bırakıp, özgürce yazımı sonlandırabilmek, bana büyük bir rahatlama sağladı.
Yazı tipinin ne olduğunu merak ediyorsanız, sonunda Times New Roman oldu, ama önemli olanın bunun olmadığını fark ettim. Yazıyı nasıl yazdığın, hangi duygularla yazdığın ve nasıl teslim ettiğin, bence daha değerli.